25 May 2014

The Author

Bilgisayar Mühendisi, Konser Fotoğrafçısı, Video Sevdalısı, grafik ve animasyon meraklısı, araştırmacı kişilik, okur, yazar, çizer, çeker...

Share

Fujifilm FinePix X100: Yeni bir inceleme

Bugüne kadar toplam 3 tane Fujifilm X100 (ikisi kullanılmış), 1 tane de X100s aldım. Genelde maddi durumlar nedeniyle sattım, memnun olmadığımdan değil. Şuan alayım mı diyenlere de makinenin eksikliklerini kabul etmeleri şartıyla öneriyorum. Bu yazı neredeyse 4 sene önce piyasaya çıkmış bir fotoğraf makinesinin güncellenmiş bir incelemesi olarak düşünülebilir.

Şuan geçici görev ile Panama City’deyim ve yüksek lisansın son dönemecinde seminer çalışmamı bitirmeye çalıştığım için henüz dışarı çıkıp fotoğraf çekmeye zaman ayıramadım, umuyorum ki haftaya buna başlayabileceğim. Şuan otelin balkonundan çektiğim iki Panama silüeti ile idare edelim:)

panama-1

ISO 800, f/8, 1 saniye. Balkonun demirinden destek aldım.

Storm-is-Coming-1

DR400, ISO800, f/8, 0.7EV’lik poz basamaklama özelliği ile çekilmiş 3 karenin PS’de manuel olarak birleştirilmesi ile oluşmuş bir kare. En son LR’de genel bir keskinleştimeye uğradı.

X100′ü özel kılan nedir?

Hala sadece Fujifilm’e özgü olan hibrid vizörü yani hem 1.4M pikselli EVF’ye hem de OVF’ye sahip olması. Hangisini kullanmayı seviyorsanız onu aktif hale getirebiliyorsunuz ki ben genelde EVF kullanıyorum çünkü OVF aşırı parlak ışıkta zor okunabiliyor ce daha fazla pil tüketiyor. OVF’de yakın çekimde yaşanan paralaks hatası da kullanımı zorlayabiliyor.

Ve tabi ki o zaman için özgün olan büyük algılayıcıya sahip sahip sabit lensi bir makine olması yani APS-C boyutundaki 12MP algılayıcıya göre özelleştirilmiş ve optimize edilmiş 23mm f/2′lik güzide lens. Hibrid vizörden de özel olan bana kalırsa buydu ve hala da bu çünkü diğer gövdelerde bu kadar kaliteli bir 35mm eşleniği olan lens almak istediğinizde ciddi miktarda para vermeniz gerekiyordu, hala da gerekiyor. Sadece makro modunda f/2 ile yumuşak sonuçlar elde ediliyor o nedenle diyaframı f/4′e kısmak gerekiyor.

35mm’lik açı genel kullanıma en uygun açı o nedenle Fujifilm, Sony ve Leica’nın sabit lensli ciddi kompaktları hep 35mm eşleniği olan bir lens ile geliyor ama gene de X100′ü almadan önce bu sabit lens bana göre mi diye sormanız ve buna olumlu cevap vermeniz gerekiyor. Ben çok gezdiğim dönemlerde, hele de kanyonlarda 35mm’yi dar buldum ve bir müddet sonra M4/3 sistemine geçtim mesela. Şehir çekimlerinde ve sokak fotoğrafçılığında sorun olmayacaktır. Benzer bir şekilde konser çekimleri için de fazla geniş kalıyor yani tamam genel çekimlerin büyük kısmını karşılayabiliyor ama bundan her koşulda işimizi görüyor sonucunu çıkarmamak gerek, zaten böyle olsaydı firmalar neden bu kadar çok lens çıkarma ihtiyacı duyardı değil mi:)

Şunu da okuyabilirsiniz ki 3 sene önce yazdığım yazımın hala arkasındayım, tabi ki temel mantığını dikkate aldığımızda:
http://www.yalcinaydin.com/2011/08/neden-1300i-fuji-x100e-gomdum/

Beğendiklerim

  • Elde tutuştan kaynaklanan ağırlık hissi (440g) makine boyundayken pek hissedilmiyor.
  • Boyun askısı pek rahat değil, boynu yaktığını hissediyorum.
  • Boyutlarda özellikle derinlik konusunda çok başarılı, makineye özel üretilmiş kılıflar ile çok az yer kaplıyarak makineyi taşıyabiliyosunuz, ek bir çanta taşımanız da gerekmiyor. Hatta yan sanayi kılfı ile kanyonda havuza düştüğümü ve makinenin tamamen suya battığını ama başına bir şey gelmediğini belirteyim:)
  • Dahili 23mm f/2 lens oldukça keskin sonuçlara imza atıyor.
  • IQ oldukça başarılıydı, şuan başka makineler ile daha iyi IQ elde etmek mümkün ama gerek var mı orası şüpheli.
  • Dinamik aralığı yakalamak özellikle DR200 ve DR400 kullandığınızda daha kolay ve sonuçlardan memnunum. Gündüz bile DR400 kullanıyorum ki aslında makine 2 durak az pozluyor ve ‘level curve’ ile az pozlanmış bölümleri açıyor yani biraz gürültü olabilir ama ben rahatsız olmuyorum.
  • Olympus’unkileri daha çok sevsem de Fujifilm’in kendine has tonları güzel.
  • APSC algılayıcıya göre yüksek ISO başarımı zamanına göre oldukça iyiydi, günümüzde de fena değil seviyesinde diyebiliriz.
  • Flaş kullanınca renkler daha doygun oluyor. Dolgu flaşın gücü kararında, rahatsız etmiyor ve bu kullanımda gereçekten etkili. Gerekirse gücüne +/- 0,3EV ya da 0,6EV müdahale edebiliyorsunuz.
  • P, A, S, M modlarının kullanımı oldukça basit, benim hoşuma gitti. Fiziksel diyafram bileziğinin olması çok hoş, aynı şekilde poz telafisinin fiziksel düğme olarak bulunması da kullanımı kolaylaştırıyor ama bu düğme kolaylıkla dönebiliyor. X100s ‘de daha kemikli hale getirdiler.
  • Sessiz moda geçmek için DISP/MENU düğmesine 2 saniye kadar basmak yeterli, gene basarsak sesli moda geçiyor.
  • LCD ekranda fotoğraflar çok canlı görünüyor ama ışıklı ortamda ekran tonları tam olarak gösteremiyor, özellikle koyu tonları karanlık olarak gösteriyor.

Beğenmediklerim

  • Video da çekerim diye almayı planlıyorsanız uzak durun, pozlama ve netleme tamamen otomatik ve sonuçlar genelde pek hoş değil.
  • Netleme makinenin yumuşak karnı diyebilirim, makineyi tanımıyorsanız çok acı çekebilirsiniz. Tanıyorsanız da acı çekmeniz olası zira konunuz kadrajda büyük yer kaplamıyorsa netlemenin konunun arkasına olması karşınıza çıkıyor. Hele de az ışıklı ortamlarda bu çok sık olabiliyor. Aradan geçen zamanda çıkan güncellemeler ile burada baya yol alındı ama gene de hızlı demek pek kolay değil, kararlılığı da arttı tabi.
  • Karta yazması yavaş, hele de ham çekiyorsanız o yüzden hızlı bir SD kart almak gerek.
  • Menü kullanımı daha pratik olabilirmiş, özellikle kimi görevler için ayrı bir fiziksel düğme arıyor insan. Gene zaman içinde gelen güncellemeler ile 2 düğmeye daha görev atayabilir hale geldik ki mevcut önemli ayarlar için yeterli düğme var diyebilirim.
  • Arkadaki dairesel ayar düğmesi küçük, benim parmaklarım hiç büyük değil ama ben bile ortadaki düğmeye basmakta zorlanıyorum.
  • Hızlı bir şekilde ayar değiştirmek çok olası değil, Custom Mode ayarlarını yeni yeni kullanmaya başladım ama bunları açmak için de gene menüye girmemiz gerekiyor.

Neredeyse 4 yaşına gelmiş, güncel olmayan bir ürün için puan vermek zor iş. İlk çıktığında vereceğim puan 8-9 arası bir şey olurdu çünkü o zamana kadar görülmemiş bir şeydi, ardından pek çok daha yetenekli cihaz piyasaya çıktı haliyle ama bence hala bir 7′yi hakediyor. İşin içine f/p oranı girerse, 1000TL’ye ikinci el olarak aldığım X100′e gönül rahatlığıyla 9 puan verebilirim hatta.

X100 ile çektiğim fotoğrafları içeren eski yazılarım:
http://www.yalcinaydin.com/2011/09/fuji-x100-ve-gece-cekimi/
http://www.yalcinaydin.com/2011/10/fuji-x100-ve-dugun-cekimi/
http://www.yalcinaydin.com/2011/12/nebiyan-dagi-ve-kis-2-gun/
http://www.yalcinaydin.com/2011/11/kibyra-antik-kenti-golhisarburdur/
http://www.yalcinaydin.com/2011/10/nebiyan-dagi-zirve-yuruyusu-samdak-23-10-2011/
http://www.yalcinaydin.com/2011/10/hacettepe-universitesi-beytepe-kampusu/
http://www.yalcinaydin.com/2011/09/karayaka-kanyon/
http://www.yalcinaydin.com/2011/09/ulukoy-baraji-amasya/
https://www.flickr.com/photos/yalcinaydin/sets/72157628065364401/

1 Comment
1 Comments
  1. Yalçın bey merhabalar,
    Ben de x100’ü sizin yazılarınızdan tanıyarak aldım. x100 le ilgili ilk yazınızda size danışmıştım da hatta. Bu yazınızı görünce bir kaç şey eklemek istedim. Daha önce pek uzun sayılamayacak bir müddet D90 arkasından 650D kullandım. x100(s)ün lens kalitesini yakalamak istediğinizde fiyat ve performans dengesi açısından ben de kesinlikle x100(s) diyorum. Bu makineyi seçerken beni en çok etkileyen boyutları. ve gece çekimi yuksek Iso değerlerinde bile güzel. Olumsuzluklara gelince;
    1.kesinlikle ilk makineniz olarak almayın derim,
    2.kesinlikle seri bir makine değil, bir foroğraf gezisine katıldığınızda nikon, canon ya da sony nin çok tercih edilen ulaşılabilir modellere sahip arkadaşlarınız seriye bağlamış olarak onlarca poz arka arkaya çekebilirken siz bunu bu makineyle yapamazsınız.
    3.Pil ömrü hiç tatmin edici değil (tamamen şahsi kullanımla alakalı)
    4.P modu, bu makinede verim alamadığım bir mod, bir türlü istediğimi yakalayamıyorum ve bu nedenle A/S modunda kullanıyorum sürekli
    5. Kapalı alan + düşük ışık bu makinede pozometre değerlerine bakarak ayar yapmaya kaltığınızda alışıncaya kadar sıkıntılı bir mod. Ben sitediğimi anca -1 ya da +1 de yakalabiliyorum.
    6. zoom yok! Manuel olarak var aslında üç adım ileri bir adım geri :) (bu bir olumsuzluk değil de uyarı; neticede nikon d7000 aldığınızda (şu sıralar çok popüler olduğu için diyorum) biraz işi kavradıktan sonra düşeceğiniz ilk kaygı/dert gidip 50/f 1,8 bir lens almak olacak.

    Makinemi seviyoru muyum? Kesinlikle evet.

    *benim bu makineyi sevmemde bir neden de digital makinelerin bu kadar yaygınlaşmadığı dönemlerde ( lise ve üniverste yıllarımda) filmli zoomsuz fuji, kodak, zenit gibi makinleri çok kullanmış olmam.

Leave a comment

Powered by WP Hashcash