12 Jan 2013

The Author

Bilgisayar Mühendisi, Konser Fotoğrafçısı, Video Sevdalısı, grafik ve animasyon meraklısı, araştırmacı kişilik, okur, yazar, çizer, çeker...

Share

Tablet vs Ultrabook vs Hibrit: Ekosistemlerin Savaşı

Uzun bir süredir blog sahipsiz kaldı ama hayırlı bir nedenden dolayı: iş değişimi. Yazılım Uzmanı, Fotoğraf Eğitmeni derken yoğun ve yorucu bir sınavlar maratonu sonrasında 1 aydır Dışişleri Bakanlığı’nda Diplomat olarak çalışıyorum. Uluslararası ilişkiler üzerine okumalar yazım da bu bilgiyle daha anlamlı olacaktır:) Şuan eğitim döneminde olduğumuz için zamanım var, asıl işe başlayınca iş yoğunluğundan yazmaya zaman bulabilecek miyim bilemiyorum. İşin güzel yanı bol bol yurtdışına çıkma imkanı ve hayatımın bundan sonraki bölümünün büyük kısmının yurtdışında yaşama ve tabi ki fotoğraf çekme imkanı sunması. Bu da blog için bol miktarda malzeme demek. Giriş kısmını geçerek yazımın asıl konusuna geçelim: tablet mi yoksa ultrabook mu yoksa hibrit mi?

Biliyorsunuz ağırlığı ve boyutu nedeniyle DSLR ve büyük sistemlerden aynasız sistemlere geçmiştim ve kararım hala geçerli. Benzer bir şeyi kullanmaktan keyif aldığım ama taşımaktan artık keyif olmadığım Thinkpad’im için de düşünmeye başladım. Niyetim ultrabook almaktı (özellikle Asus UX31A) ama sonrasında Surface’i keşfettim. Windows RT çekiciydi ama Windows modunda uygulama kuramamak avantajlarını azaltmaktaydı. Ve Surface Pro, hem tablet, hem de ultrabook olarak kullanılabilecek bir melez. Bu ürünün sorunu MS donanım ürünlerinin çoğu gibi Türkiye’de satılmaması ve hatta henüz hiçbir yerde satılmamasıydı ama benzer özelliklerde pek çok ürünün olduğunu keşfettim. Tam bu dönemde teknoseyir ekibi Samsung Ativ Pro’yu inceledi. Ürün aklıma yattı ve kampanya ile Hepsiburda’dan sipariş verdim. Özetle 11.6″ 1080p dokunmatik ekran, 1.7GHz i5 işlemci, 4GB RAM, 128GB SSD, Wacom teknolojili kalem (888gr) ve klavye dock’u (toplam ~1.6kg) diyebiliriz ki detaylar için Murat ve Levent’in incelemesini izleyebilirsiniz. Peki Ativ Pro ile iPad’ime gerek kalmamış oldu mu? Ne yazık ki tam olarak değil, bu yazının yazılma amacı da bu.

iPad’i özel kılan donanımdan ziyade sahip olduğu geniş uygulama desteği ve bunun yanında sunduğu yaklaşık 10 saatlik bir pil ömrü. Öncelikle pil ömrüne bakalım:

  • #ativpro tamamen kalemle Metro OneNote ile yaklaşık 4 saatlik not almama izin verdi, son 1 saatte kalem+kağıt kullanmak zorunda kaldım.Tabletin yeri ayrı!
  • #ativpro kalemle 2 saat not alma, 45dk video izleme, 1 saate yakın pdf okuma, kalan 50dk. Gene günü çıkaramadık…

13″ ultrabooklar genelde 7 saatlik bir kullanım sunduklarını iddia ederler ve pratikte bu yaklaşık 5 saat olur. Samsung da Ativ Pro için film izlerken 5 saat, normal kullanımda 8 saat iddiasında ama pratik kullanım yaklaşık 5 saat civarında oluyor. Ativ Pro’nun asıl gücü olan kalemle OneNote’da not almak istediğimde pil 4 saatin biraz üstüne izin verdi ama klavye ile yazarsam 5 saati aşan bir kullanım elde edebiliyorum. Tabletlerin 10 saatini düşünürsek güçlü işlemcinin dezavantajını burada görebiliyoruz. Peki ya Metro arayüzü yani tablet fonksiyonu? Bu bölümde tam olarak uygulama desteği devreye giriyor. Güzel uygulamalar var, OneNote’u yoğun olarak kullanıyorum, Samsung’un S Note uygulamasını ise pek sevemedim, sanki Note II’den doğrudan aktarılmış gibi, sayfa küçük kalıyor, yazı tanıma yeteneği çok yüksek olsa da pratik kullanımda OneNote’un yanına yaklaşamıyor (Evet yoğun bir şekilde OneNote kullanıyorum).

Benim için önemli bir konu olan dergi takibi ne durumda? Financial Times’ın güzel bir uygulaması var ama aboneliği biraz tuzlu, the Economist, TIME gibi dergiler ise henüz yok. İşte bu konuda iPad’in gücünü tartışmasız bir şekilde görüyoruz, ne arıyorsak iPad uygulaması mevcut: WIRED, TIME, FT, International Herald Tribune, Newsweek, Economist , JAZZ vs. Bu konuda Android de yeterince rekabetçi değil ne yazık ki, keşke olsa çünkü micro SD kart ile hafıza sorunun üstesinde gelme imkanımız olurdu. Buna özellikle dikkat ediyorum çünkü iPad’de abone olduğum WIRED’ın tek bir sayısı +400MB oluyor ve 16GB dahili bellek çok çabuk doluyor. Bu nedenle 2 sayının sonunda aboneliğimi iptal ettim. Camera Connection Kit? Ne yazık ki o da harici USB cihazları yüksek güç talebi nedeniyle desteklemiyor, kendinden akülü NEXTO DI2700 de buna dahil.

iPad ile nafile çabalar

Yetmeyen hafiza sorunu 64GB’lık versiyon ile aşılabilir ama o zaman fiyat 2000TL seviyesine fırlayıveriyor. Bu da çok daha yetenekli ve donanımlı Windows 8’li hibritlerin fiyatına fazlasıyla yaklaşması anlamına geliyor. Bir de Wacom teknolojili kalemle el yazısı ile not almak büyük keyif, iPad’de buna yaklaşan bir kalem sanırım yok. OneNote’un iPad versiyonu çok güzel olsa da onda el yazısı desteği de bulunmuyor ki el yazılı notlarımı bile açamıyorum. Windowslu cihaz tercih etmemdeki en büyük neden de MS Office zaten. Şuan Office 2013 Preview’u yoğun olarak kullanıyorum. Google Drive ile yetinebilenler için iPad yeterli gelebilir (yazı ve hesap tablosu uygulamalarını hala kullanmaktayım), arabirimi de oldukça iyi. Hatta iPad’in gücü burada da karşımıza çıkıyor: estetik ve pratik kullanım sunan uygulamalar.

Windows tablet demek, Visual Studio, MS SQL Server, Photoshop, Premiere yani herhangi bir Windows uygulamasını rahatlıkla kurabilmek demek. Pil, boyut ve tablet formatında uygulama desteğinin eksikliğini gözardı etmemi sağlayan şey de bu zaten. Şuan bu yazıyı da Ativ Pro’da Chrome kullanarak yazıyorum, USB 3.0 desteğim var, gerektiğinde ciddi işlem gücü emrime amade. Mükemmel değil ama amaca uygun bir tercih. Bunları yazarken henüz Photoshop ve Lightroom bile kurmadığımı belirteyim.

micro USB olsa da USB desteği sunan Android tabletler kapalı kutu olan iPad’e göre daha iyi bir tercih olmaz mı? Hele ki NEXUS 10 ve NEXUS 7 gibi süper cihazlar varken. Burada telefon nedeniyle dilimin yanmasının etkisiyle Android platformuna olan soğukluğum devreye giriyor. Windows uygulama desteğini görmezden gelirsek geriye uygulama desteği kalıyor ki bu konuda iPad hala daha güçlü. Eğer mevcut uygulama kütüphanesi size yetiyorsa elbette tercih edilebilir. Tabi iPad’in bir diğer önemli gücünü de gözardı etmeniz lazım: uygulamanın yanı sıra ciddi bir donanım/aksesuar desteği.

Root edilip 4.0.4’e yükseltilmiş Android telefonum sık sık restart atarak beni deli ederken, Ativ Pro şuana kadar sadece bir kere mavi ekran çıkardı. Peki iPad çok stabil mi? Son versiyonları olabilir ama benimki +2 yaşında ‘orijinal’ iPad:) yani 3G’li ilk versiyon. İlk dönemlerde pek şikayetim yoktu ama artık uygulamaları da güncel verisyonlara göre optimize ediyor olsalar gerek ki Apple’ın kendi AppStore, Books, itunes U uygulamaları bile sık sık kapanıyor. Sıfırdan yeniden işletim sistemi kurduğum iPad’imde bu o kadar yüksek bir oran ki beni resmen bunaltıyor ama yapabileceğim bir şey yok.

Ativ Pro’nun diğer beğenmediğim yönlerine gelirsek:

  • #ativpro nun fanı tam güç hava üflerken resmen kafa ütülüyor. Güç profilleri ile bunun üstesinden gelmeye çalışıyorum ama sessiz ortamlarda çok rahatsız edici olabiliyor, üstten de düzenli sıcak hava çıkışı var. Haswell gelene kadar bunun bir çözümü olamayacağı için katlanıyoruz.
  • #ativpro hareket edince kısa süreli de olsa dock kopup geliyor olsa gerek ki yeni aygıt bulundu sesi geliyor. Çok can sıkıcı bir durum ve bunu çok sık yapıyor. Daha sağlam bir bağlantı mekanizması sunabilirlermişler.
  • #ativpro nun dock’unun altında hava girişi olmaması güzel ama tablet bölümünün arkasına geçen hava girişleri kucakta kullanımı sınırlıyor. Dock’un altında herhangi bir hava girişi olmadığı için kucakta kullanımda herhangi bir sıkıntı yok.
  • Wacom destekli olsa da Wacom Graphire tabletimin kalemi ile kullanamıyorum ve dahili kalemin silgisi mevcut değil.
  • 700 küsür gr çeken dock’un tuş kalitesinden memnunum, touchpad de fena değil ama bu bölümü metak yerine plastik yapıp buraya ek bir pil koymaları lazımdı. Buna sahip olan rakipleri 10 saat pil başarımı sunabiliyor. Bu sayede en azından bir iş gününü çıkarabilirdik, şuan yarım iş günüyle yetinmek durumundayız.
  • Tabletin 888gr olan ağırlığı sunduklarına göre makul olsa da tablet olarak kullanmak için fazla. 16:9 form faktörü nedeniyle tek elle kullanm pek pratik değil, hatta pek mümkün de değil. Bunun yanında yaklaşık 700gr gelen iPad’imi de tek elle kullanmak için ağır bulduğumu eklemeliyim.
  • 16:9 ekranların pek hayranı da değilim. Windows 8 ve Metro uygulamaları da bu geniş ekranlara göre yatay tasarlanıyor ama kitap okurken bunun bir faydası yok. Kitap okumak için iPad’in 4:3 oranlı ekranı daha faydalı ve tablette en çok yaptığımız şey bir şeyler okumak.

Olumlu yanlarını da yazmazsam eksik olur:

  • 11.6″ ekranın çok küçük olacağını düşünürdüm ama göz alışınca hiç sorun olmuyor, hatta 15″ ekranlar kocaman gelmeye başladı.  1080p ekran yeri gelince iddialı oluyor ama chrome’da zoom yapma seçeneğimiz mevcut. Ekran oldukça kaliteli. 
  • 128GB SSD ve 1.7GHz i5 ile cihaz resmen akıyor:)
  • Pil ömrü normal kullanımda 5 saati geçiyor ve bu da güçlü bir cihaz için makul değerler.
  • USB 3.0 ve micro SD ile depolama kasitesini arttırmak mümkün
  • Windows uygulamaları rahatlıkla yüklenebiliyor
  •  16:9 tableti dik kullanmak çok garip dursa da alt bölüme sanal klavyeyi sabitlemek kullanışlılığı arttırıyor. Klavyeden geriye kalan bölüm de yaklaşık olarak iPad boyutlarında
  • windows 8’in İngilizce el yazısı tanıma yeteneği çok gelişmiş ama ne yazık ki henüz Türkçe desteği yok. One Note 2013 Preview’de de el yazısı tanımayı çalıştırmayı başaramadım.

Peki siz ne almalısınız? İhtiyacınıza uygun ürünü tercih etmelisiniz. Durum aynen fotoğraf makinesi tercihine benziyor. Sistem seçtiğininizi düşünmelisiniz. Lensleri de uygulamalara benzetebiliriz. Cihaz çok yetenekli olabilir ama sistemin başarımı uygulama çeşitliliğine ve kalitesine bakıyor. Saf tablet olarak bakarsak iPad yani iOS en avantajlı sistem, eksik uygulama yok gibi bir şey. Android cihaz gücü sunuyor ama uygulama konusunda iPad’in gerisinde. Bir uygulama %99 öncelikle iPad için çıkıyor sonra gelirse Android versiyonu geliştiriliyor. Windows RT? Şuan önceliği olduğundan söz etmek imkansız, ileride belki ama şuan değil. Eğer önceliğiniz taşınabilir ve güçlü bir cihazsa ve 5 saat kadar pil ömrü sizin için önemliyse, Windows uygulamaları da kullanıyorsanız o zaman Ultrabook bakabilirsiniz. Windows 8 için dokunmatik ekrana sahip olmasına dikkat edin, deneyim başka bir boyuta geçiyor. Üretimden çok tüketim (okuma, dinleme, izleme) yapacaksanız o zaman tablet daha iyi bir tercih olacaktır. USB belleğinizi takamayacağınız düşüncesi sizi rahatsız etmiyorsa önceliğiniz iPad olsun, Google Drive ile ofis uygulaması ihtiyacınızı giderebilirsiniz.

Özetle:

  • iPad: Uzun pil süresi (~10 saat), geniş ve kaliteli uygulama desteği, kaliteli arabirimler,uygun Türkiye fiyatları, tek ürün sayesinde stabil bir işletim sistemi güncellemesi, geniş aksesuar desteği, 4:3 ekran oranı, uygulama geliştiricilerinin öncelikli tercihi, dosya sistemine erişmek sıkıntılı, USB belleğe erişemiyor, SD kart kullanabilmek için ayrı bir adaptör almak gerekiyor, fotoğraf dışındaki dosyaların transferi için bilgisayara bağlamak gerekiyor 
  • Android Tablet: Uzun pil süresi(~10 saat), dock seçenekleri ile daha da uzun pil ömürleri (14-15 saat) iPad seviyesinde olamasa da yeterli uygulama desteği, uygulama kalitesi çok değişken, Türkiye fiyatları yurtdışına göre daha yüksek kalıyor, harici USB cihaz ve micro SD desteği seçeneği, dosya sistemine erişebilme, 16:9 ekran.
  • Windows RT: Uzun pil süresi (~10 saat), dock seçenekleri ile daha da uzun pil ömürleri (14-15 saat), masaüstü seçeneği ile dosya sistemine kolay erişim, USB bellek desteği, Surface ile gelen tam sürüm Ofis 2013, zayıf Metro uygulama desteği, ek masaüstü uygulama yükleyememe, Surface ile çok hafif klavye seçeneği
  • Windows 8 Hibrit: 4-5 saatlik pratik pil ömrü, dock seçeneği ile 10 saate yaklaşabilme, masaüstü uygulama yükleme seçeneği(Photoshop, Visual Studio vs.), hem ultrabook, hem de tablet olarak kullanabilmek, kalemli modellerde gelen ek esneklik, Atom kullanan modeller biraz ağır kalsa da iPad kadar hafif ve daha esnek, i5 kullananlar ise çok güçlü ama +800gr ağırlığa sahip, usb modem, yazıcı vs. istediğinizi bağlayabilme esnekliği. Özetle bu sistem artan ağırlık karşılığında artan esneklik sunuyor.

Cihaz olarak ne almalı?

  • Kitap, dergi vs. okumak için en iyi tercih 10″ olan cihazlar, 4:3 ekran daha pratik yani iPad. iPad istiyorsanız da son sürüm iPad’i alın, GPS istiyorsanız 3G/4G modeli olmalı. Klavye için bluetooth seçeneklere bakmalısınız ( http://www.teknoseyir.com/40390/logitech-ipad-2-klavye-kasa-ile-bluetooth-klavye-testte )
  • Android için şuan en iyi tercih NEXUS 10 ( http://www.teknoseyir.com/76049/google-nexus-10-incelemesi )
  •  Windows RT için ofis 2013 ile gelen Microsoft Surface’i ve klavye için de Type Cover’ı öneriyorum
  • Windows 8: Uzun pil ömrü için Acer Iconia W510 ( http://www.teknoseyir.com/76896/acer-iconia-w510-incelemesi ), hız ve kalem desteği için Samsung Ativ Pro ( http://www.teknoseyir.com/76357/samsung-ativ-smart-pc-pro-incelemesi/ ), optimum seçenek ise biraz tuzlu olsa da bence Lenovo Helix
2 Comments
2 Comments
  1. Şimdi Samsung Ativ Q çıktı, hem Windows 8 hem Android, ne dersiniz? :-)

    • Touchpad yerine Trackpoint tercih eden biri olarak bana daha çekici geldi açıkçası. Mevcut klavye dock sistemini de sevmiyorum, pil ömrüne ek bir katkı sağlamadan sadece ağırlığı çok fazla arttırıyor. Şuan tek düşündüren abartı çözünürlük ve 1.5 kilodan az olmayacağını tahmin ettiğim ağırlığı. Mevcut 1.7 kiloluk ağırlık bence fazla, boyut küçülünce ağırlık rahatsız edici hale geliyor.
      Bir de fiyatı fazla olabilir.

Leave a comment

Powered by WP Hashcash