08 Dec 2011

The Author

Bilgisayar Mühendisi, Konser Fotoğrafçısı, Video Sevdalısı, grafik ve animasyon meraklısı, araştırmacı kişilik, okur, yazar, çizer, çeker...

Share

Nebiyan Dağı ve kış (2. gün)
Neler öğrendik?

  • Dudak koruyucu mutlaka kullanılmalı (soğuk yanıkları 3 günde anca geçti)
  • Hava nasıl olursa olsun güneş kremi ve nemlendirici çantadan eksik edilmemeli
  • Tozluk güzel bir şey, mutlaka edinilmeli.
  • Yürürken termal içlik üzeri polar gerçekten yeterli ve pratik. Yağmur yağarsa ek bir katman eklersiniz.
  • Uyku tulumu gerçekten önemli, çok ucuzuna kaçmayın. Alpinist -18/-27kullanıyorum ve çok memnunum, henüz üşüdüğüm bir etkinlik olmadı. Paranız çoksa kaz tüyü elbette daha iyi bir tercih olacaktır:)

Sabah alarmımı 06:20’ye kurmuştum ama uyku tulumundan çıkmak zor geldi, telefonu kurcaladım ama Turkcell Edge ile pek bir şeyler açabildim diyemeyeceğim. Ayağa kalkmam gene 07:00’yi buldu, Osman Abi de bu arada uyandı zaten. Kahvaltıda tavuklu sandviçlerimden birini daha yedim, içecek olarak da bir kupa çay ve üstüne de sıcak çikolata içtim. Benim gibi minimalist takılan yoktu, gruplar halinde kahvaltı sofraları serilmiş, millet yemekleri götürüyordu:)

Herkes hazır olunca 10:10 gibi yürüyüşe geçtik.

Kamp alanımızın hemen karşısındaki patikadan ormana girdik ve tek sıra halinde yükselmeye başladık. Etkinliğin fotoğrafçısı olarak gruptan bağımsız hareket etmek güzel olsa da arada hızlanarak grubun önüne geçmek, arkada kalınca koşar adımla geri gruba yetişmek falan yorucuydu ama formum eskisinden iyi olduğu için tempodan bunalmadım. İşin içine 20cm kadar kar da girince bu süreç daha da zor oluyor haliyle ama karda yürümek keyif verici olduğundan çok şikayet etmedim.

 

12:10 gibi zirveye vardık yani çıkış rotamız 2 saat sürdü. Burada fotoğraflar çekildi, sıcak bir şeyler içildi ve yanımızda getirdiğimiz şeyleri yedik. Yarım saatlik dinlenmenin ardından grup fotoğrafı çektim ki tripod olmadığı için ben haliyle dahil olamadım:)

Fotoğrafın ardından 12:45 gibi de geri dönüşe geçtik. Geçen sefer hafif zorlandığım inişi bu sefer rahat geçtim, kendime güveninin artması daha zorlu parkurlar öncesinde olumlu bir gelişme ve sevindim açıkcası.

Çıkışta olduğu gibi bir öne, bir arkaya koşturarak fotoğraf çeke çeke yürüdüm. Fırsat bulduğum yerde yoldan gitmek yerine karda dik çıkış, dik iniş ve yanal geçiş pratiği yaparak geçen haftalarda aldığım eğitimin pekişmesini sağladım. Yukarı çıkış özellikle zevkli geliyor, sert karda mevcut ayakkabılarımla iz açmak çok rahat olmasa da gene de keyifli, iniş ise hala zor geliyor:)

Dönüşte olan tek olumsuzluk soğuk nedeniyle bol bol akan burnumun silmelere dayanamayıp kanaması oldu. Kronik olduğundan alışığım o yüzden panik yapmıyorum ama bu seferde yanımda pamuk olmadığı için peçete kullanmam gerekti. Hemen peçeteden tampon yapıp kanamayı durdurdum ama bundan sonra ağzımdan nefes alıp vermem gerekti ki bu da ağzımın sürekli kurumasına neden oldu. Elimde su şişesi, sık sık su içerek kamp alanına vardık. Soğuk su içerek de dudaklarımın yanmasını hızlandırmışım sanırım ki 3 günde anca geçti. Dudak kremi kullanmak benim için seçimlik değil zorunluluk. Ormandan çıkmadan önce son bir grup fotoğrafı daha çektik ve 14:50 gibi kampa vardık.

Bundan sonra zıplama ekibinin ki hariç fotoğraf çekmedim, toparlandık, sucuk yedik ve 16:30 gibi de araça binerek dönüş yoluna geçtik. Güzel bir etkinlik oldu kanımca. Sırada bu pazar gideceğimiz Akdağ yürüyüşü var…

No comments
Leave a comment

Powered by WP Hashcash