08 Dec 2011

The Author

Bilgisayar Mühendisi, Konser Fotoğrafçısı, Video Sevdalısı, grafik ve animasyon meraklısı, araştırmacı kişilik, okur, yazar, çizer, çeker...

Share

Nebiyan Dağı ve kış (1. gün)
nebiyan-egitim-6279
Neler öğrendik?

  • Kullanmayı öğrendikten sonra benzin ocağı gibisi yok. Biraz yer kaplıyor ve ilk yanması kartuşlu ocak kadar hızlı değil ama uzun su ısıtma süreçlerinde kartuşlu ocaktan çok daha hızlı.
  • Kısa süreli kamp etkinliklerinde evden hazır sandviç getirmek daha pratik.
  • Uyku tulumu gerçekten önemli, çok ucuzuna kaçmayın. Alpinist -18/-27 kullanıyorum ve çok memnunum, henüz üşüdüğüm bir etkinlik olmadı. Paranız çoksa kaz tüyü elbette daha iyi bir tercih olacaktır:)

Devam eden uyuşukluk yazıların da gecikmesine neden oluyor, planladığım yazıların kimileri yazılmadan arada kaynadı gitti bile. Geçtiğimiz hafta sonu SAMDAK’ın kış kampçılığı eğitimi vardı. Bu aslında benim Kocadağ ve kar yazımın konusu olan eğitim. Ona katılım çok az olunca eğitim ikinci kez düzenlendi.

Cuma günü kim kiminle kalacak ve kimin neye ihtiyacı var belirlemek için toplantıya gittik. 7 bayan, 9 erkek toplam 16 kişi katılacaktı. Kulübün mevcut 4-5 mevsimlik çadır sayısı çok yeterli değildi, 3 kişi kalmak da istemediğim için kendi 3 mevsimlik çadırımı getirmeye karar verdim. Osman Abi’yi üşüyebilirsin diye uyararak çadır arkadaşı yaptım. 2006 yılında hiking ile başlayan doğa tutkumuz için 5 yılda az uz para harcamadık ve bu sayede kulüpten bir şey almadan faaliyetlere kendi ekipmanımla katılabiliyorum. Hatta bu sefer mat yetmeyince yedek matımı da getirdim. Neyse her şey planlandı ve eve döndük. Cuma gecesi çanta hazırlamakla uğraşmadım, film izledim ve yattım.

Hareket saati 10:30 olarak konuşulmuştu, 10:00 gibi de Osman Abi beni alacaktı o yüzden çok acele etmeden çantalarımı hazırladım. Kamp alanına kadar araçla gidileceği için yürüyüşlerde kullanmak için sırt çantamı da yanıma aldım. 1 gece kalınacak etkinlik için yemek pişirmeyi tercih etmediğimden kepekli sandviç ekmeklerine tavuk göğsü ve annemin cevizli domates sosunu koyarak yemeğimi hazırladım. 4 öğün için toplam 8 ekmek hazırladım, sucuk yapabiliriz diye de büyük bir baton sucuk aldım. Su ısıtmak için MSR Whisperlite International ocağımı ve tencere setimi de yanıma aldım.

10:00 gibi anca hazır olabildim ama Osman Abi’yi merkezden gelecek diye beklerken o üniversite tarafında çıkınca planda biraz sarkma oldu. Çantalar ile biraz yürüyerek 2 trafik lambası zamanı tasarruf ettik, Ayfer Abla ve İsmail Abi’yi de alarak kulübe geçtiğimizde saat 10:50 gibiydi ve biz hariç herkes gelmiş, bizi bekliyorlardı. Bozuntuya vermeden hemen çantalarımızı araca yükledik ve toplu fotoğraf çekimlerini gerçekleştirdik ve 11:05 gibi yola çıktık, 11:30 gibi Engiz’de mola verdik, 12:00 gibi de yola devam ettik.

Güneş sert, hava da sıcaktı, güneşi önümüze alıp köy yollarında tırmanmaya başladığımızda hostes koltuğunda daha fazla dayanamayıp, içeri geçtim, ekiple muhabbete katıldım. 13:10 gibi kamp alanına ulaştık. Çadır kurulacak yerler seçildi ve hemen çadır kurmaya giriştik. En hızlı ekip bizdik, çadırımın huyunu suyunu bildiğimden çadırı hemen kurduk ve eşyaları yerleştirdik.

Bu etkinlikte ateş yakılmayacaktı, yemek pişirmeyi de tecrübe etsin gelenler diye düşünülmüş olacaktı ama tam olarak öyle olmadı, çoğunluk zaten yemeğini evden hazır pişmiş olarak getirmişti. Burada benzinli ocak nasıl yakılır dersi verildi ama Primus ocak alkolle ön ısıtmaya rağmen yanmamakta baya direndi. Bu arada gazlı ocağın kullanımı gösterildi ve inat eden benzinli ocak da sonunda yandı.

13:15 gibi gezmeye ve ateş için odun toplamaya çıktık, 16:00 gibi de kamp alanına geri döndük.

Kampı kurduğumuzdan beri kamp alanına doğrudan güneş ışığı gelmemişti, hava soğuk değildi ama kıyafeti yeterli olmayanlar için yeterli serinlikteydi, gece olduğunda daha da soğuyacağı kesindi. Bu esnada Firuzan neden ateş yakmıyoruz diye lidere sorunca, cevap biraz zor geldi. Neden dağcılıkta kamp yaptığımız yerlerin 2000m üstünde olması ve zaten ateş yakmak için odun falan bulmanın imkansız olmasıydı ama zirvesi 1240m olan Nebiyan’da bu pek geçerli olmuyordu haliyle. Liderin kararını sorgulamak da pek tasvip edilen bir şey değil zaten, biraz gerginlik oldu bu konuda.

Saat 5 olmadan hava da kararınca yemek faslı başladı, ben de gece ayarlarıma ve siyah beyaza geçtim. Netleme için de kafa lambamdan yardım aldım. iPad’imi getirmiştim, fotoğrafları hemen iPad’e alıp gösterimini yaptım. Bu konuda iPad gerçekten de çok faydalı oluyor; yemeğe kadar da ‘boombox’ olarak kullandım kendisini ve kendi çapımızda halay falan çektik:)

Şoförümüz yeterince hazırlıklı gelmediğinden, ekipte de üşüyenler olduğundan kamp ateşi yakılmasına karar verildi. Ön ateşleme için kağıt falan olmadığından benim benzinim yarısını kullandık ama pek işe yaradığını söyleyemeyeceğim, alev birden yükseliyor ama devamlılık söz konusu değil, hemen de sönüveriyor. Ocağım benzinsiz yanamayacağından tüm benzini kullanmadım.

Biz de hafiften acıkınca yemek hazırlamaya giriştik. Firuzan et kavurması getirmişti, ısıtmayı benim ekipmanımla yapacaktık. Kocadağ’da İlhan’ın eğitiminden sonra ocağımı ilk defa kendim yakacaktım, umarım yüzümü kara çıkarmaz diye düşünerek gene İlhan’ın verdiği alkolle ön ısıtmasını yaptım, ateş sönerken benzin vanasını açtık ve sorunsuz bir şekilde ocak yandı:) İlhan’a bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum:) Eti en büyük tencereme koyduk ve tahta kaşıkla bol bol karıştırarak ısıtmaya başladık. Malzemesi ‘titanyum’ olarak geçen tencere setim benzin ocağının yüksek ısısıyla ortadan ısınmaya başladığından özellikle orta bölümüne dikkat etmek gerekiyor. Fazla olduğu için ben de bu etten yarım ekmek yedim ve ateşin başına geçtik.

Sessiz film oynandı, muhabbet edildi ama benim uykum erken geldi. Çok fazla takılmadan 22:00 gibi çadırı geçtim, ben hazırlanana kadar Osman Abi de geldi. Ben 2 kişi kaldığımda çantaları ortaya diziyordum, o baş tarafımıza koymuştu. Çadırım çok büyük olmadığı için bu çok iyi bir tercih değildi, gece eğilip bükülerek bunu tecrübe etmiş olduk. Zemin de hafif eğimli olmuş olacak ki her uyandığımda kendimi biraz daha aşağı kaymış buldum. Kesik kesik de olsa uyudum ama, hatta bu sefer rüya bile gördüm yani gelişme var:D

4 Comments
4 Comments
  1. fotolar güzel gezi müthiş,

    Hocam parasoley ve adaptör ring arıyorum 49 mm ama size de sormadan almak istemedim, siz nerden aldınız acaba teşekkürler biraz fazla soru soruyorum kusura bakmayın.

  2. çok iyi olur hatta x100 le kullandığın denediğin başka ekipman varsa onlarıda ekleyebilirsin :)

  3. fotolar şahaaane hep hayalimdedir şu sonbahar yapraklarıyla fotoğraf çılgınlığı yapmak, umarım bir gün seninle beraber nasip olur sevgili abicim :)

Leave a comment

Powered by WP Hashcash