20 Dec 2011

The Author

Bilgisayar Mühendisi, Konser Fotoğrafçısı, Video Sevdalısı, grafik ve animasyon meraklısı, araştırmacı kişilik, okur, yazar, çizer, çeker...

Share

Akdağ kış tırmanışı
Akdağ'da pistte hiç kar yoktu.
Yürüyüş esnasında bize doğru esen sert rüzgar ve yağmur nedeniyle fotoğraf çekmedim, o bölümdeki fotoğraflar Osman Özdemir’e ait ve su geçimeyen kompakt Fuji XP30 ile çekildiler. Arada Firuzan Sabah’ın Fuji HS10 ile çektiği fotoğraflar da var. Ben kapalı mekanlarda Fuji X100′üm ile fotoğraf çektim, sıcak renklerinden belli olurlar zaten. Enteresan bir şekilde tamamen Fuji ürünlerini kullanmış olduk böylece:)

  • Tarih:18 Ara 2011 11:25
  • Mesafe: 3,05 kilometers
  • Toplam Süre: 2:10:22
  • Ortalama Hız: 1,4 km/sa
  • Azami Hız: 7,8 km/sa
  • Ortalama Tempo: 42′ 47″ / km
  • Asgari Yükseklik 1.461 m
  • Azami Yükseklik: 1.764 m
  • Başlangıç zamanı: 2011-12-18T09:25:50Z
  • Başlangıç ve bitiş noktası:  Enlem: 40.876585º N Boylam: 35.905984º E

Google Earth ile birlikte kullanabileceğiniz GPX dosyasını buradan indirebilirsiniz.

Akdağ Topografik Harita

Akdağ Topografik Harita

Akdağ - Google Earth

Akdağ – Google Earth

Bayadır merak ettiğim Akdağ’a kış tırmanışı yapma zamanı geldi çattı, heyecanlıyım. Saatimi 06:30′a kurmuştum ama her zamanki gibi kapattım ve yatakta kalmaya devam ettim. Geri uyudum uyuyacağım derken telefon çaldı, arayan Osman Abi. Kulübe araçla gidecekmiş geçerken seni de alayım dedi, tamam dedim. Ne giyeceğim zaten belli, çantaya da sıcak su ve yiyecek aldım mı tamamdır.

Fotoğraf makinesinin pilleri geceden şarj edildi, rota bilgilerinin kaydı için de iPad’i yanıma alacağım. Bu sefer GaiGPS yerine MotionX HD yazılımını kullanmaya karar vermiştim ama yüklemeyi unuttuk tabii. Hemen acele ile yazılımı indirip kurdum, nasıl kullanılacağına sahada bakacağım artık.

Yemek için sandviç ekmeği almıştım, içine kaşar koydum. Su kaynatıp termosumu doldurdum, yanıma da bir kaç tane adaçayı aldım. Su ılıyınca su torbamı da onunla doldurdum ki yolda su içmek için uğraşmak zorunda kalmayayım. Enerji ihtiyacı için de kalan kuru kayısıları yanıma aldım.

Saat 07:50 oldu ben hala pijamalarla dolaşıyorum. Osman Abi aradığında da hazırlanmam bitmediği için siz gidin ben merkezden gelecek araçla gelirim dedim. İçlikleri giydim, üzerine de Columbia Sportswear’dan yaptığım son alışveriş ile aldığım kayak pantolonu, polar ve montu giydim. 2 hafta önce gittiğimiz Nebiyan’da göbeğim sağolsun eğilince pantolonun düğmeleri atıyordu, artık o sorun kalmadı ki bu sefer de pantolon düşmesin diye kemer taktım hatta:) Sırrım ekmek yememek, porsiyonları küçültmek ve koşu içeren spor programı uygulamak. 08:12′de tozluklarımı giyerken Tacan aradı geldik diye. Son dakikada aranır mı hiç! Neyse, siz gidin, dönüşte alırsınız beni dedim, 08:30 gibi de evden çıktım, sakin sakin yolun karşısına geçtim.

08:40 gibi araç geldi, minibüs tam dolu değil, sanırım toplamda 19 kişiydik. Aliler ve Cemil Yormaz da kendi araçlarıyla Samsun çıkışında bize katıldılar. Nafiseh’i artık yabancıdan saymıyoruz, bu sefer 2 tane de Türkçe bilmeyen konuğumuz vardı: ABD’den Emilly ve Çin’den Xuemin ki burda Şermin diyorlarmış. Emilly muhabbetlere katılırken Xuemin de bol bol uyudu:) Tabii burada metinler çift taraflı olarak hep benden geçti. Konuşma konusunda pratik eksikliğimin olduğunu düşünüyordum ama Maşallah’ı bile açıklayarak kendime güvenim geldi diyebilirim:D

İlk durağımız 10:30 gibi kahvaltı etmeyenler için Çakallı oldu. Burası menemenleri ile ünlü ve yol sağlı sollu menemenci dolu. Biz alt geçitten geçerek Samsun yönüne geçerek İnanç’a oturduk. Ben aslında bir tost yemiştim yani çok aç değildim ama herkes yerken bakmak olmazdı o yüzden içeri geçip oturdum. Her masaya (toplam 5 masaydık) büyük bir sahan menemen ve de kavurmalı yumurta geldi. Menemen annemim stilindeydi onu sevdim ama biraz acıydı. Ekip pek beğenmedi ki bence fena değildi:) Kavurmalı yumurtayı ise beğendim. Mekanın ekmekleri ise sıcak ve tazeydi yani pasta gibi yeniliyordu. Tadımlık ile doyumluk arası yedim. Bizim sahanlar bitmedi zaten, yan masaya devrettik. Kişi başı 8.5TL tuttu.

Çakallı'da kahvaltı (Fuji X100)

Çakallı'da kahvaltı (Fuji X100)

Hesabı ödedik,  fotoğraf çekildi ve çaylarımızı içip yola koyulduk.

Uzaktan Akdağ (Firuzan Fuji HS10'u ile çekti)

Uzaktan Akdağ (Firuzan Fuji HS10'u ile çekti)

ikinci durağımız Ladik oldu. Burada 10dk ihtiyaç molası verdik. Ben geçen sefer dersimi almış olsam da dudak koruyucu almayı unutmuştum, birden o aklıma geldi. Hemen markete girdim, ummadığım bir şekilde markette vardı. Nivea’nın 2 kirazlı, 1 de çileklisi vardı. 4.5TL’ye kirazlıyı aldım. Almaz olaydım dedirttiler, millete baya geyik malzemesi vermiş oldum zira meret kırmızı çıktı ve hafif de renk veriyordu. Osman Abi de çileklisinden aldı ama stratejik davranarak gizledi bunu:)

Ladik'te molda (Fuji HS10)

Ladik'te molada (Fuji HS10)

Akdağ’a tırmanmaya başladığımızda Levent fazla kalın giyinmeyin yürürken terleyeceksiniz dedi. Çevrede kar vardı ama parça parçaydı, kimi yerlerde toprak olduğu gibi görünüyordu. Kayak pistinin sonundaki tesiste durduk. Eşyalarımızı alarak araçtan indik ama ciddi bir rüzgar vardı ve soğuktu. Kalın giyinmeme şansımız yoktu, molalarda giyinirim diye düşündüğüm montu da giydim, eldivenimi ve güneş gözlüğümü taktım. Herkesin hazır olmasını bekledik. Xuemin fazla ince gelmişti, onun için endişelendik ve mont vermeyi teklif ettik ama ileride alırım, şimdi gerek yok dedi. Tesisin yanında beklerken yağmur yağmaya başladı, iPad’de MotinX’i açtım ve kaydet düğmesine basarak geri çantama koydum.

11:26 gibi Levent’in liderliğinde 1518 metreden sakin sakin yürüyüşe geçtik, artçı Tacan oldu, ben de arkalardaydım. Başlarda gerekli ayarlamalar için, kıyafet, çanta vs. sık sık duraklamalar oldu. Ben de Tacan’dan çantamın yağmurluğunu takmasını rica ettim. Fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla alt kısmını tam takamamış. Çanta yağmura dayansa da en dışarda duran iPad’in ıslanmasını istemedim. Fotoğraflara bakarken yağmurluğun renginin montumla uyumlu olduğunu da farkettim:)

Yürüyüş öncesi (Fuji XP30)

Yürüyüş öncesi (Fuji XP30)

Yürüyüşün başında abartı olmayan rüzgar biz yükseldikçe şiddetini arttırmaya başladı. Yağmur ile rüzgarın birleşimi ise hiç hoş değildi, rüzgar yüzümüze doğru esince durum daha da tatsız oldu. Montun kapşonunun lastiklerini olabildiğince sıktım, hava girmiyordu ama bu sefer de gözlüğün sol camı buğulanmaya başladı ve görüşüm baya azaldı. Arada gözlüğü kaldırarak buğunun gitmesini umdum ama olmadı. Sanırım böyle durumlar için kayak gözlüğü en pratik çözüm. Sert rüzgarlardan korunmak için de balaklava gerekli. Buff’ımı evde bırakmak için uygun bir dönem değilmiş kesinlikle.

Başlarda peşimize 2 de geç bayan takıldı. Rezil olursunuz yukarıda uyarılarımıza baştan aldırış etmediler ama sonradan geri döndüklerini farkettim. Sanırım 18 kişi olarak çıktık, Neslihan üstü yağmura karşı pek korumalı olmadığından geri fazla ilerlemeden geri döndü, Hilal da bir müddet sonra midesi kötü olunca geri döndü ve böylece yola 16 kişi devam ettik.

Zirveye doğru ilerlerken (Fuji XP30)

Zirveye doğru ilerlerken (Fuji XP30)

Ayakkabısı müsait olanlar öne geçip iz açma konusunda Levent’e yardımcı oldular. Ben de 3. sıraya geçtim ve önden açılan izlerin tabanının setleşmesi için adımlarımı kuvvetli attım. 1600m’leri geçince boğaza girdik ve bundan sonrasında resmen fırtınada yürüdük diyebilirim. Rüzgarın ters yönüne vücudu yatırarak yürüdüm, durduğumuzda da eğildim, rüzgar ciddi sertti. Öndeki ize ayağımı atıyordum ama ayağım izin soluna iniyordu. Bu şekilde kayak pistinin başında yer alan telesiyej platformuna kadar yürüdük ve mola için altına sığındık.

Sığınakta:) (Fuji HS10)

Sığınakta:) (Fuji HS10)

Bu alanda rüzgar o kadar şiddetliydi ki telesiyejler Ladik Gölü tarafına eğim yapmıştı. Molada kuruyemiş yedik, sıcak bir şeyler içtik. Bu esnada Osman Abiler platformun üstüne çıkmış haberimiz yok:)

Telesiyej platformunda... (Fuji XP30)

Telesiyej platformunda… (Fuji XP30)

Mola sonunda dönüşe geçtik. Fotoğraf seansı nedeniyle baya geride kaldık, siz devam edin diye işaret yaptım.

Zirve hatırası (Fuji XP30)

Zirve hatırası (Fuji XP30)

Fotoğraflarımızı çekince koşarak yanlarına indim, sonra da grubu geçerek öne geçtim. Yavaşlamanın nedenini aşağıdan yukarı bakınca farkettim, ekibin bir kısmı hazır karı bulmuşken kartopu ‘oynuyor’larmış. Sonra Osman Abi’nin çektiği fotoğraflara bakınca bunun oyundan çok savaş olduğunu gördük, Nafiseh’i garip bulup üstüne çullanmışlar:)

Kartopu savaşları! (Fuji XP30)

Kartopu savaşları! (Fuji XP30)

Banu’nun içi gitti onları görünce ama geri çıkmadı, beraber tesise geçtik. Burada yaklaşık 1 saat kadar kaldık, ben de yeniden fotoğraf çekmeye başladım.

Akdağ'da pistte hiç kar yoktu.

Akdağ'da pistte hiç kar yoktu. (Fuji X100)

Ekip dinleniyor (Fuji X100)

Ekip dinleniyor (Fuji X100)

Ekip Xuemin'in bohçasından çıkanları tıkınırken:) (Fuji X100)

Ekip Xuemin'in bohçasından çıkanları tıkınırken:) (Fuji X100)

Yüzler... (Fuji X100)

Yüzler… (Fuji X100)

Süper kangal! (Fuji X100)

Süper kangal! (Fuji X100)

14:30 gibi de yemek yemek için Ladik Gölü’nün yanındaki lokantaya gittik. Burası özelden belediye geçmiş, belediye de AKP’li olunca içki menüden kalkmış. Menüleri de zaten pek zengin değildi vejeteryansanız hiç uğramayın bile. Köfte, alabalık 7TL, gölden tutulan turna 12TL, kuzu ve tavuk şiş 10TL, revani ve incir tatlısı 3TL. Ortaya da salatalar gelmişti, 2 şişe de 1.5lt su vardı. Su ve salatayı yemek yiyen kişi sayısına bölmüşler ve yediğim köfte ile 9.5TL ödemiş oldum. Köftesi fena değildi, tadına baktığım revani de öyle. Çaylar da ikramdı. Çorbalarının, türk kahvelerinin veya  neskafelerinin olmaması ise büyük eksiklikti bence. Son gelen masanın toplam hesabının kişi başına ödemeden 20TL fazla çıkması da bir diğer ayıpları oldu. Bize bakan genç garson da baya bir karıştırdı siparişleri o yüzden mekan için çok olumlu görüşüm yok.

Yemekte... (Fuji X100)

Yemekte… (Fuji X100)

17:30 gibi son fotoğraflarımızı çekindik ve Samsun’a doğru yola çıktık.

Son kareler... (Fuji X100)

Son kareler… (Fuji X100)

Grup fotoğrafı (Fuji HS10)

Grup fotoğrafı (Fuji HS10 ki ISO800'de sonuç baya felaket, detay metay hak getire:)

Yolda Osman Abi’nin ve Firuzan’ın fotoğraflarını iPad’e aktardım ve iPad’i havaya kaldırarak sunum yaptım. Sıcakkanlı ekibimiz sağolsun oldukça keyifli bir geziydi. Sert rüzgar da 19 Mayıs’ta yapacağımız Erciyes tırmanışında nelerle karşılaşabileceğim konusunda güzel bir örnek oldu. Kondisyonu geliştirmeye devam etmenin yanında eksik malzemelerimi de tamamlamalıyım.

 

2 Comments
2 Comments
  1. Süper bir gezi olmuş; özellikle “Nivea” olayına bittim :)) sonuçta sağlık! Böyle yazılarınız beni gerçekten heyecanlandırıyor. Serüvene ortak ettiğiniz için teşekkürler.

  2. çok güzel olmuş, ayrıca resimler için teşekkür ederim…

Leave a comment

Powered by WP Hashcash